Yeter ki Boşvermeyin!

2011-03-06 20:20:00
 
 
 
 
 

Merak etmeyin temel sağlam. Kanla, irfanla karıldı çünkü harcı. Atılan her kürek toprağında şehitlerimizin kemikleri var. Vatanın ve milletin canıyla, kanıyla, toprağı ve taşıyla harmanlanmıştır bu harç çünkü.

 

Samsun’dan başlayan ayak seslerinin Amasya’da yankı bulması var.

Erzurum’dan güç alarak Sivas’a uzanmak var.

Anadolu direniş hareketinin merkezi olan Ankara var.

Bağımsızlık sınırlarının çizildiği Misak-ı Milli var.

Türkiye Büyük Millet Meclisinin açılmasıyla güçlenen millet var.
İstanbul Hükümetinin, işgal güçlerinin ya da azınlıkların çıkardığı ayaklanmalara karşı ya da düzenli ordunun kurulmasına gösterilen tepkilere karşı çıkma azmi, kararlılığı ve gücü olan bir yönetim var.
İngiliz, Fransız ve İtalyanlara karşı Güney Cephesi, Sütçü İmam, Üsteğmen Salih ve niceleri var. Hem “Kahraman” hem de “Gazi”lerimiz var insanımızdan şehirlerimize.
Yunanlılara karşı Batı Cephesi var. Düşmanın hangi hesaplarla gelip de nasıl gittiğini bilemediği “İnönü”ler var, Kütahya, Eskişehir, Sakarya’mız var. Kocatepe’den Büyük Taarruz var, Başkomutanlık Meydan Muharebesiyle.
Emperyalist artıklarının süpürüldüğü “Ordular ilk Hedefiniz Akdeniz’dir, İleri!” komutası var.
11 Ekim 1922’de Mudanya Ateşkes Antlaşması, 24 Temmuz 1923’te Lozan Barış Antlaşması ile tam bağımsız olan vatanı ayakta tutan ilkeler var.

Belgeyle, bilgiyle yazan, düşünmemeyi, konuşmamayı, yazmamayı en kötü ve olumsuz durumda bile aklının köşesinden geçirmeyenler var. Eleştirinin ve sorgulamanın olmazsa olmaz olduğunun bilincinde olup da bayrağı devralanlar var.

Çelebi Mehmet Ali Teğmenler, Harbiye Marşı’nı söyleten askerler var.

Gençliği var “Öncü” olan, kararlı duruşları, gür sesleri, okuyup bildiklerini süzen ve süzdükleriyle cumhuriyete sahip çıkan, kararlı duruşlarıyla geridekilere “rehber”, gür sesleriyle vicdanlara “yankı”, akıl ve bilimle “irfanlarına irfan” katan…

Aydınlık’ı sorduğu gazete büfesi sahibinin başka müşteri olduğu için ancak üçüncü soruşunda sesini duyurup da ifadesiz ve belli belirsiz bir sesle “Var!” deyişine rağmen gazeteye ulaşıp, sabahın erkeninde, durağın kalabalığında açıp da Aydınlık okuyanı var!..

Doğruluk, dürüstlük , hak, adalet, eşitlik kavramlarıyla büyümüş, bunlarla iç içe geçmiş, insan olmanın değerinin bunlarda yattığını bilen ve hâlâ İstiklal Marşı’nı duyduğunda burnunun direği sızlaya sızlaya, bağıra bağıra söyleyenler var

Ondandır zaten sağlamlığı, yıkılmazlığı, kaç şiddetinde olursa olsun sarsıntılar. Sallanır ama yıkılmaz, yıkılamaz, yıkamazlar!..

Yeter ki korkmayın siz, sinmeyin, konuşmaktan, yazmaktan, tartışmaktan vazgeçmeyin. Boş vermeyin gelmişi geçmişi, boşlamayın bugünü!..

Canan Arslan
İLK KURŞUN

0
0
0
Yorum Yaz