“Yazma, yazdıkça sıra sana gelecek...”

2011-03-04 16:10:00

Melih Aşık Açık Pencere
m.asik@milliyet.com.tr

Türkiye’de özgür gazeteciliğin yeni kuralı belli oldu:
“Yazma, yazdıkça sıra sana gelecek...”
Gazetecinin görevi doğruları yazmaktır. Ama yazma... İktidar partisini ve Başbakanı sorgulama. Eleştirme. Haksızlığa uğrayanları savunma. Karanlık olayların arka planını araştırma... Kafanı kurcalayan konuları kâğıda dökme... Basın özgürlüğünün bittiğini aklından çıkarma... Sadece iktidarı övme özgürlüğünü kullan...
İktidarın basına ve topluma yaydığı mesaj budur...
Dün Nedim Sener arkadaşımızla birlikte onun gibi araştırmacı gazeteci olan Ahmet Şık evleri aranarak gözaltına alındılar. Odatv’de Soner Yalçın’ın bıraktığı görevi sürdüren Doğan Yurdakul, Mümtaz İdil, Sait Kılıç gibi gazeteciler ile Prof. Yalcin Kücük de aynı muameleye tabi tutuldu.
Ankara Barosu Başkanı Metin Feyzioğlu arama ve gözaltı kararlarının hukuksuzluğunu anlattı gün boyu televizyonlarda... Türkiye Gazeteciler Cemiyeti arama ve gözaltılardaki “Ergenekin üyeliği ve halkı düşmanlığa teşvik” gibi gerekçelerin yaydığı ürküntüye dikkati çekti. Bu gerekçelerle ülkede istediğiniz her kişiyi arayabilir, gözaltına alabilir, hapse atabilirsiniz...
Türkiye şu anda seçim arifesinde bulunuyor... Demokrasi 12 Haziran’da bir kez daha test edilecek. Ne var ki, basin özgürlügü olmadan ne kamuoyunun serbestçe oluşması mümkün olabilir, ne halkın doğru tercih yapabilmesi... Aslında çiğnenmekte olan, basın özgürlüğüyle birlikte halkın haber alma ve serbestçe bilgilenme hakkıdır. Demokrasidir...

0
0
0
Yorum Yaz