PKK, devletle alay ediyor!..

2013-07-16 17:58:00

Mehmet Türker: Te­rör kar­şı­sın­da ko­lay­cı­lı­ğı se­çip çö­zül­me sü­re­ci­ne gi­rer­sen… Ve­rip kur­tul­ma yo­lu­nu se­çer­sen ola­ca­ğı bu­dur!.. PKK da dev­le­tin te­pe­si­ne çı­kar!.. Kürt­çü­le­r’­in şı­ma­rık­lı­ğı ta­van ya­par, dev­let oto­ri­te­si şa­mar oğ­la­nı­na dö­ner!.. Bu­nun en be­lir­gin son fo­toğ­ra­fı, Li­ce­’de bir PKK’­lı te­rö­ris­tin def­ne­dil­me­si ve te­rö­rist me­zar­lı­ğı­nın tö­ren­le (!) “şe­hit­li­k” ya­pıl­ma­sın­da­ki az­gın­lık­tır!.. Ka­laş­ni­kof­lu, el bom­ba­lı te­rö­rist­le­rin o fo­toğ­raf­ta yer al­ma­sı, son­ra yol ke­sip kim­lik kon­tro­lü yap­ma­la­rı ise, Tür­ki­ye Cum­hu­ri­ye­ti Dev­le­ti ile alay et­mek­tir!.. 30 yıl­dır Tür­ki­ye­’nin ka­nı­nı emen 8 bin Meh­met­çi­ği kah­pe­ce şe­ hit eden PKK, AKP ik­ti­da­rı­nın çö­zül­me­si­nin ka­nır­ta ka­nır­ta key­fi­ne va­rı­yor­lar!.. * * * Bu olay, AKP ik­ti­da­rı­nın ken­di ra­ha­tı ve se­çim­le­re gü­rül­tü­süz pa­tır­dı­sız gir­me uğ­ru­na dev­le­ti ne ha­le ge­tir­di­ği­nin, na­sıl kü­çük dü­şür­dü&s... Devamı

Casus tezgahının ardındakiler

2012-09-19 13:44:00
Casus tezgahının ardındakiler |  görsel 1

    SABAHATTİN ÖNKİBAR 19 Eylül 2012 Yine yurt dışından gelen isimsiz bir elektronik posta ihbarı ! Yine (sözde) deliler dijital. TSK’da var olduğu ileri sürülen 400 casus ile alaklı soruşturmadan söz ediyorum . İlginçtir koskoc genraller 23 yaşında olan genç bir hanımı emrinde casusluk yapmışlar , öyle deniliyor . Daha sı, ne MİT , ne polis istihbaratı , ne de Genelkurmay ile jandarma istihbaratı , bu ajan ordusunu tespit edememiş ve olay yurt dışından gelen bir elektronik posta ile ortaya çıkmış iyi mi! Söyleyin lütfen nasıl inanalım bu hadiseye ? Üstelik önümüzde Balyoz ve Ergenekon benzeri tezgah örnekleri mevcut iken! Açıklıkla söylüyorum eğer iddia edildiği gibi Türk Silahlı Kuvvetleri’nin bütün sırlarını bilen kurmay başkanı Koramiral Veysel Kösele bile ajan diye tutuklanıyor ise bu iş demektir.Yok eğer tersi yani bütün bunlar tezgah ise yine de eyvah demek gerekmiyor mu ? Uludere ve Afyon patlaması soruları üzerine ” Aman Paşamızı ve Ordumuzu yıpratmayalım ” diye Başbakan ‘ a soruyorum , Ordu hangi olayla yıpranıyor ? Ve tabii ki Genelkurmay Başkanı Necdet Özel derhal bir açıklama yapmak zorundadır. Türklerde devlet algılanan binlerce yıllık şanlı mazilli Orduyu kesin tespit ve hüküm olmadan darbe-fuhuş ve casusluk ile özdeşleştirmek gerçekte ona yani itibarına suikast yapmak degil midir ? Burada sorulması gereken bir başka soru da casusların kimler için çalıştığı ve ne tür bilgileri servis ettiğidir! İlginç bu konuda tek bir bilgi sahibi ve hatta iddia bile yok! Anlayamadığım bir başka şey de yurt dışından gelen isimsiz elektronik posta ihbarlarının kimi savcılarımız tarafından ibadet vecdi ile ciddiye alınması ve anında harekete geçilmesidi... Devamı

19 Mayıs Bayramı Artık Sadece Okullarda Kutlanacak

2012-01-12 17:45:00
19 Mayıs Bayramı Artık Sadece Okullarda Kutlanacak |  görsel 1

      Atatürk’ü Anma Gençlik ve Spor Bayramı Ankara dışındaki illerde okullarda kutlanacak. MİLLİ Eğitim Bakanlığı Orta Öğretim Genel Müdürlüğü, 81 ilin milli eğitim müdürlüklerine gönderdiği yazı ile 19 Mayıs Atatürk’ü Anma, Gençlik ve Spor Bayramı törenlerinde, yönetmelikte yer almayan senaryo, değişik renk ve nitelikte gösteri ve fon çalışmaları gibi etkinliklere yer verilmemesini, kutlamaların sadece okullarda yapılmasını istedi. MİLLİYET   Devamı

EY CHP’LİLER, BİR SABAH SİZİN DE KAPINIZI ÇALARLARSA SAKIN ŞAŞIR

2012-01-12 13:03:00
EY CHP’LİLER, BİR SABAH SİZİN DE KAPINIZI ÇALARLARSA SAKIN ŞAŞIR |  görsel 1

  Faşizm kara bulutlar gibi çöktü yurdumuzun üstüne. Her gün yeni bir deprem yaşıyoruz. Her gün yeni bir kasırgayla uyanıyoruz. Ortalık yangın yerine döndü. At izi ile it izi birbirine karıştı. Aslanlar çakallara boğduruluyor. Bir astsubayla başlayan Ergenekon Tutuklamaları nihayet Genel Kurmay Başkanına gelip dayandı. Ey CHP’liler bir sabah sizin de kapınızı çalarlarsa sakın şaşırmayın. Eleştiri hakkını kullanan Genel Başkana soruşturma başlatıldı bile. Ayrıca Ergenekon senaryosunda Deniz Baykal’ın da adı geçiyor. Yani sıra CHP’ye geldi. Adım adım, planlı bir şekilde yol alıyorlar. Eski PKK’lı katiller, ruh hastaları, onur yoksulları şimdi el üstünde. Ortaya çıkıp mertçe, dürüstçe, alnı açık ifade veremeyen bir takım kişiler “gizli tanık” olarak kullanılıyor. Ergenekon senaryosu da başlangıçta iki gizli tanık, iki başoyuncu üzerine kurulmuştu. Birisi haham Tuncay Güney, ötekisi savcıların “Osman’ım” sözcüğü ile hitap ettikleri ve Atatürk’e “İngiliz Piçi” diyen Osman Yıldırım’dı. Artık ona bile söz söyletmiyorlar. Savunmasında Osman Yıldırım’ın gerçek konumunu ortaya koydu diye Doğu Perinçek’ e ceza kesildi. Ey CHP’liler Faşizmle mücadele böyle olmaz. “Ben dedim, sen dedin” gevezelikleri ile yani “kayıkçı kavgası”yla mücadele yapılmaz. Sıranın size de gelmesini istemiyorsanız, Atatürk olacaksınız. Namık Kemal olacaksınız, Nazım hikmet olacaksınız… Yeri geldiğinde sıradan bir nefer gibi halkın içine karışmasını bileceksiniz. Öncü olacaksınız. Çoban ateşi olacaksınız. Bu konuda yüzlerce yazı kaleme aldık. Daha ... Devamı

ERDOĞAN’IN SİLAHLI GAZETECİLERİ

2011-09-25 13:22:00

        Biz, Washington’un yalnızca Başbakan Recep Tayyip Erdoğan’ı cepheye sürdüğünü sanmıştık, yanılmışız. Meğer Washington, Enis Berberoğlu’yla birlikte Hürriyet’i de cepheye sürmüş! Başbakan Erdoğan’ın ABD gezisine katılan Hürriyet Gazetesi Genel Yayın Yönetmeni Enis Berberoğlu’nun rütbe hakettiği yazısına dikkat ediniz: “Beşar Esad devrik Libya lideri Kaddafi’den mülhem, her bitik diktatörün cebindeki son kartı oynamaya hazırlanıyor: İç savaş çıkararak ömrünü uzatmayı deniyor. (…) İran ve Irak menşeli silah sevkıyatının kesilmesi bu yüzden hayati önem taşıyor. Türkiye’nin atacağı bazı ek ticari ve hatta askeri adımlar da söz konusu olabilir.” İŞARETİ ERDOĞAN VERDİ Berberoğlu’na “Esad’ın iç savaş planladığını” nereden çıkardığını sormayacağız. Başbakan Erdoğan, ABD’den önce Mısır’da “alevi – sünni çatışması” diyerek işareti vermişti. “Askeri adımlar söz konusu olabilir” sözleri de New York’ta kulağına üflendi herhalde! Berberoğlu’nun bu sözlerini misyonuna bağlayabiliriz ancak gazetecilik mesleğinin en alt sınırının neresi olduğunu anlamak için şu sözünü de not düşelim: “Obama görüşmesinin ardından anlık istihbaratın kalitesi artabilir.” ABD’nin 2007 yılından beri TSK’yi “anlık istihbarat” ile oyaladığı yetmezmiş gibi, Berberoğlu “ama kalitesi artabilir” diyerek yeni bir hendek daha kazıyor! Değil AKP tabanında, yandaş basında bile Suriye konusunda tereddütler yaşanırken, itiraz sesleri yükselirken, neden Enis Berberoğlu ve Hürriyet savaş mevsizine girdi acaba? TSK KARŞITI AMA MİLİTARİST!... Devamı

Amerika’nın çıkarları için savaşa adım adım…Suriye’ye bir ambarg

2011-09-24 19:06:00

  Erdoğan, Suriye’ye silah sevkıyatı ambargosuna karadan da başlandığını açıkladı. Başbakan Tayyip Erdoğan, Suriye’ye havadan ve denizden uygulanan silah sevkıyatı ambargosuna karadan da başlandığını açıklayarak, “Böyle bir girişim olursa durdurur el koyarız” dedi. Gazetecilerin sorularını yanıtlayan Erdoğan, şunları söyledi: “Suriye’ye yönelik söylediğimiz gibi herhangi bir silah taşıyan araç olduğu takdirde bunları engellemeye yönelik kararımızı açıkladık. Kendilerine de söyledik. Komşu ülkelere de ayrıca duyurduk ve söyledik. Bunun için daha önce biliyorsunuz Marmara’da bir gemiye müdahalemiz olmuştu. Şimdi de eğer bu tür uçaklar olacak olursa, karadan böyle bir nakliye olmuş olursa daha önce durdurduğumuz, el koyduğumuz gibi durdurur el koyarız. Bizim tespitlerimiz neleri yapabileceğimize dair var. Ama bunun adımlarını atma noktasındaki yol haritasını açıklamış değiliz. Dışişleri çalışmalarını yapıyor. Önümüze getirecekler ve yol haritasını uygulayacağız. (ABD’den Predator insansız hava aracı alımı) Kendilerine ‘ister satın alma ister kiralama şekliyle alabiliriz’ dedik. Görüşmelerimiz devam edecek. Olumsuz bir durum söz konusu değil. Mutabakat istikametinde gelişmeler. Bizim verilmiş bir teklifimiz var, bu teklif çerçevesinde temenni ederim ki gelişmeler olur. (Talabani’yle sınır ötesi operasyonları görüşme) ‘Terör devam ettikçe sınır ötesi operasyonlarımız da aynen devam edecektir’ dedik. Bu konuda kendilerinin olur mu olmaz mı diye de bir yaklaşımı zaten olmadı. Bizim istediğimiz birincisi silah bırakma olayıdır. Ve bu silah bırakma konusunda terör örgütü eğer bu işi başarabilirse zaten operasyonların da bitmesi anlamına gelir ki, ter&ou... Devamı

Şimdi de Kıbrıs Tantanası

2011-09-24 19:03:00

      EMİN ÇÖLAŞAN       SEVGİLİ okuyucularım, belki dikkâtinizi çekti, belki de çekmedi… Ama dün, Türkiye için çok önemli ve mutluluk dolu bir gündü. Nedenini soracak olursanız!.. Dün hiç şehit vermedik. Bildiğimiz kadarıyla mayınlar ve bombalar patlamadı, roketler havada uçuşmadı, silahlar sıkılmadı. Dün bizim için çok güzel bir gündü. Bu güzellikte, elbette ki sayın hükümetimizin, onun başı olan şahsın ve ayrıca Çankaya’da oturan arkadaşın çok büyük payları var! Her birini ayrı ayrı kutluyor, gözlerinden öpüyor, milletimiz adına saygılar ve sevgiler sunuyor ve başarılarının devamını diliyorum! Bence bunlar Filistin, Gazze, Somali, İsrail, Kıbns Rum Kesimi, Suriye nutuklan falan atarak, her birine ayrı ayrı posta koyarak teröristleri korkuttular. Onlara “Helal olsun size (!)” diyorum ve esas konumuza geçiyorum. *** Burada size çok. ama çok ilginç bir olaydan söz etmek istiyorum. Bildiğiniz gibi Tayyip, Birleşmiş Milletler Genel Kurulu toplantısında bir nutuk attı. Her yıl bir kez düzenlenen bu toplantıya bütün Ülkelerin liderleri katılır, bir konuşma yapar. (Toplantı aşamasında ABD Başkanı bunların çoğunu kabul edip resim çektirir.) Bunlar havanda su dövme konuşmalarıdır. Her şey o kürsüde kalır. Tayyip kürsüye çıktı ve her zaman olduğu gibi önündeki cam aygıttan Türkçe okumaya başladı. Çok tutuktu. Bazı cümleleri yanlış okuyor, kekeliyordu. Haftalardan beri yaptığı gibi Rum Kesimi, Suriye ve israil’e posta koydu. Somali’den söz etti. Filistin’e övgüler yağdırdı. Fakat işin... Devamı

Vira Bismillah…

2011-09-24 18:59:00

      Bekir Coşkun         Mesela denize açılan bizim Piri Reis gemisi küp-müp buluyormuş… Çünkü gemi yaşlı… 34 yıllık… 36 metre boyu, 7 metre mi ne eni var… Türkiye, Akdeniz’de onunla çıkıyor Rumların ve İsrail’in karşısına… Nedeni; bunca denizi olan koca devletin başka araştırma gemisi yok… * Piri Reis karada çok aslında: Piri Reis İlkokulu, Piri Reis Lisesi, Piri Reis Parkı, Piri Reis Caddesi, Piri Reis Sokağı, Piri Reis Hastanesi, Piri Reis Camisi, Piri Reis Karakolu, Piri Reis Salonu, Piri Reis Lokantası, Piri Reis Mahallesi, Piri Reis Tesisleri… Bir tek gemisini yapmadılar demek… Çünkü bu Piri Reis gemisi de Alman yapımı… 1977’de… * AKP’liler bir Piri Reis yaptılar gerçi… Ama tren… Denizlerden en uzak iki ilimiz, Ankara ile Konya arasında çalışan trene “Piri Reis” adını verdiler törenle, vira bismillah… * Piri Reis dünyanın en büyük denizcilerinden birisidir. Çizdiği harita da (bizimkiler serip üzerinde yemek yerken buldular) hâlâ şaşkınlık yaratacak detaylara sahip… Haritasında gösterdiği Antarktika’daki körfezler, dağlar, vadiler, son yıllarda ancak radyo dalgaları ile belirlenebildi, çağdaş dünyanın bilim adamları karşılaştırdıkça şaşırıyor… “Peki adını niye trene koydular?” derseniz… * Akıldan… Ya da kafa… * Misal; Enerji Bakanlığı’nın bütçesi 451 milyon 760 bin lira… İlim-bilim kurumu TÜBİTAK’ın 1.1 milyar lira… Atatürk Araştırma Merkezi’nin bütçesi; 2 milyon 111 bin lira… ... Devamı

Çık İşten, Oğlum Gelecek

2011-09-24 13:40:00

        Çetin Ünsalan       Hani Uluslararası Para Fonu IMF ile ilişkilerimiz bitti ya, hani onları parasını da 2013’e kadar ödeyip hayatımızdan tamamen çıkaracağız ya, inandıysanız çok safsınız. Bunu daha önce de yazıp, anlattım; biten sadece kağıt üzerinde bir evlilik. Yani sadece yeni bir anlaşması yapılmadı. İlişkiler, 4. Madde kapsamında kesilmeksizin devam ediyor ve denetim-gözetimi kapsayan bu çerçevede tavsiye niteliğinde sunulan kararlara üye ülkelerin uyması zorunlu. Şimdi IMF’nin Türkiye’ye ilişkin 4. Madde Konsültasyon Ön Sonuç Raporu ortaya çıktı. Raporda Türkiye ekonomisine övgüler dizip, sırt sıvazladıktan sonra satır aralarına da gerçekler sıkıştırılıyor. İç talepteki patlamaya dikkat çekilirken, talebi azaltma ve cari açığı azaltma girişimlerinin yaratacağı risklerin üzerinde duruluyor. Bizlerin sorun olarak gördüğümüz mesele, IMF’ye göre ekonomik görünümün iyi olmaya devam etmesinin olmazsa olmazı. Çünkü ekonomik görünümün iyi olmasını ‘dış tasarrufların varlığına ve ithal ikamesi kapasitesine’ bağlıyor. Yani ‘iyi gözükmek istiyorsanız, bu işlerle uğraşmayın’ anlamına getiriyor. Bitti mi? Hayır… Bunlar IMF’nin sadece ‘ekonominiz gayet iyi’ diyebilmeye devam etmesi için gerekli sözde tavsiyeler. Bir de talepleri var. Şüphesiz yine tavsiye niteliğinde… Nedir onlar? Döviz hareketlerine paralel ortaya çıkan enerji maliyetlerinin fiyatlara yansıtılması… Şimdi burada aklım karıştı. Birileri bunun serbest piyasaya göre belirlendiğini söylemiyor muydu? Madem serbest piyasaya göre fiyatlar oluşuyor, ... Devamı

Talimat

2011-09-24 13:37:00

        Bülent Esinoğlu       Suriye’ye silah ambargosu (yaptırımı), Amerikan siparişidir. Suriye’ye yaptırım uygulamak için, Türkiye’nin hiçbir sebebi yoktur. RTE, Türkiye’de, Amerika ile birlikte Sünniler üzerine oynadı. Kazandı. Suriye’de de Amerika ile birlikte, Sünniler üzerine oynarsam kazanırım sanıyor. Amerikancı köşe yazarları, Suriye’den Türkiye’ye gelen, Hatay’a yerleştirilen, Sünni muhaliflerin sayısının artması için gayret sarf ediyorlar. Gelen muhalifleri eğitip, tekrar Suriye’ye göndermenin çabası içinde olan malum Amerikancı çevreler, Kamptaki kişilerin üzerine oyun oynuyorlar. Enis Berberoğlu diyor ki, “ Kampta dört kadına tecavüz haberleri, Suriye’deki muhaliflerin Türkiye’ye gelmesini caydırma operasyonudur.” (Yani daha fazla muhalif gelsin demeye getiriyor.) “Bu haberleri Esad yaptırıyor” diyor. Propaganda yapayım demiş ama eline yüzüne bulaştırmış. Yazının başında diyor ki, “Esad iç çatışma çıkararak, iktidar ömrünü uzatmaya çalışıyor.” Yazının alt kısmında ise, Esad Türkiye’ye geçen muhaliflerin geçmemesine gayret ediyor” diyor. İç çatışma Esad’ın işine gelen bir şey değildir. Bu cümle Türk halkını Suriye’ye düşman edilmesi için ifade edilmektedir. Din ve siyasetin tüm dünyada ayrıştığı bir dönemde, ülkemizde din ile siyasetin birleştirilme çalışmaları, bununla da yetinmeyip, dinin içindeki fraksiyonları (bölünmeleri) etkinleştirme, laiklerin yapacağı bir iş olmasa gerek. Siyasetin gittikçe dinileşmesi, hatta Sünnileşmesi halkın mezhep temelinde b... Devamı

Bir Dede Torun Hikayesi!

2011-09-24 13:35:00

          Sinan Meydan         Dede:Derviş Mehmet   Torun: Bülent Arınç   Dede Mehmet, tarikatçı   Torun Bülent, cemaatçi,     Dede Mehmet, 1919′da  işgalci Hıristiyan Yunan’ın Manisa’da yaptığı kıyım, katliam ve tecavüzlere “Ben Yund Dağı’na kadar bu köylerin tarikat Şeyhi’yim, bizim tarikatımız kurşun atmayacak… Mehdi gelmeden cihat caiz değildir!” diyerek Hıristiyan Yunan’ın Müslüman kanı dökmesine seyirci kalacak kadar Müslüman(!)…. Torun Bülent: 2010′da Hıristyan ABD’nin bir dediğini iki etmeyen bir partide “ABD’deki cemaat liderinden aldığı talimatlarla” siyaset yapacak kadar Müslüman (!)… Dede Mehmet: 1930′da “Din elden gidiyor! Şeriat isteriz” diyerek isyan edip Teğmen Kubilay’ın başını keserek genç Cumhuriyetin genç Mehmetçiğine;  bağımsız ve çağdaş Türkiye Cumhuriyeti’ne saldıracak kadar Müslüman (!).. Torun Bülent: “Türbana özgürlük, laiklik yeniden tanımlanmalı, askerler bana suikast yapacak” diyerek  cumhuriyetin Mehmetçiğine, hukuk düzenine; bağımsız ve çağdaş Türkiye Cumhuriyeti’ne saldıracak kadar Müslüman (!).. Yıl 1930 Dede Mehmet,İşgalci Hıristiyan Yunan’a karşı sessiz, buna karşın İşgalci Hırstiyan Yunanı yurttan kovan Cumhuriyetin Müslüman Mehmetçiğine karşı “isyankar”… Yıl: 2010 Torun Bülent, Hırıstiyan ABD emperyalizmine karşı ve bölücü Kürt hareketine karşı sessiz; buna karşın Cumhuriyetin Müslüman Mehmetçiğine karşı “kabadayı”!&... Devamı

Biz Bu Filmi Görmüştük

2011-09-24 13:28:00

        Sinan Meydan           “BÖLÜCÜ KÜRTÇÜLER GEÇMİŞTE DE ÖZERKLİK İLAN ETMİŞLERDİ” Yılgınlık ve Teslimiyet   PKK’ın 13 Mehmetçiğimizi şehit ettiği gün (14 Temmuz) PKK’nın Meclis’teki uzantısı BDP “özerklik” ilan ederek, Türkiye Cumhuriyeti’ne meydan okudu! Bunun üzerine bizler, birden bire umutsuzluğa kapılarak “Türkiye parçalandı! Artık geri dönüş yok!” demeye başladık. İktidarın, muhalefetin ve ordunun Türkiye Cumhuriyeti’ne yönelik bu KÜRTÇÜ “meydan okuma” karşısında sesiz kalması bizleri derinden yaraladı. “30 yıldır halledilemeyen KÜRTÇÜ-AYRILIKÇI-BÖLÜCÜ PKK TERÖRÜ yoksa sonunda amacına ulaştı mı? “diye düşünmeye başladık. Aslında, böyle düşünmekte haklıyız! Bundan 88 yıl önce yokluk ve yoksulluk içinde yedi düvele meydan okuyarak adeta “yoktan varedilen” Türkiye’nin son 30 yılda AYRILIKÇI KÜRTÇÜ TERÖRÜ bir türlü bitirmemesi Türk toplumunu “yılgınlık” noktasına getirdi. Aslında istenen ve beklenen buydu! CIA’nın Tivistok Enstitüsü‘nde öğretilenlere göre, “hedef ülke” önce sersemletilir, sonra alıştırılır, sonra yılgınlığa sevk edilir, sonra da teslim alınır. Bugün hedef ülke Türkiye bu aşamalarının sonuna getirlmiş durumdadır: Alışkanlık aşaması tamamlanmış, yılgınlık aşamasına geçilmiştir. Bu aşama da tamamlanınca son aşama olan “teslimiyet” gerçekleşecektir. Peki ama buradan geri dönüş mümkün değil midir? Tabi ki mümkündür! Yet... Devamı

‘HÜKÜMET, TSK’YE PKK’Lİ ÖLDÜRMEMESİ EMRİ VERSİN’

2011-09-24 13:25:00

          Uluslararası Kriz Grubu ICG, yeni Kürt Raporu’nu 20 Eylül günü yayımladı. “Türkiye: PKK’nin silahlı mücadelesine son vermek” başlıklı rapor esas olarak AKP’ye tavsiyelerde bulunuyor. Ancak AKP’nin ICG’nin yayımladığı başta “Ermeni Raporu” olmak üzere tüm raporları “uygulamış” olması nedeniyle, yazılanlara “tavsiye” değil, “talep” diye bakmalıyız. Kaldı ki 47 sayfalık rapor, Başbakan Yardımcısı Beşir Atalay, Demokratik Toplum Kongresi DTK Eşbaşkanı Ahmet Türk, AKP milletvekilleri ve üst düzet devlet görevlileriyle yapılan görüşmeler temel alınarak hazırlandı. Gelelim taleplere… Talepleri üç grupta toplayabiliriz: Hükümetten PKK’yle müzakereyi sürdürmesi talebi, askeri operasyonları engellemesi talebi ve başta anayasa olmak üzere yasal değişiklikler yapması talebi. ‘PKK’YLE MÜZAKEREYE DEVAM’ Raporda en dikkat çeken talep, AKP hükümetinden Öcalan da dahil olmak üzere PKK’yle müzakereleri sürdürmesidir: “Cezaevindeki lider Abdullah Öcalan da dahil olmak üzere PKK ile uzun üredir devam eden silah bırakma müzakerelerini terk etmemeliler.” Raporun “AKP hükümeti – PKK 5. Oslo müzakeresi”nin Başbakan Erdoğan’ı zor durumda bıraktığı bir süreçte yayımlanması, kuşkusuz, müzakerelere uluslararası destek anlamına da geliyor. ‘AKP, KARA HAREKATI BASKISINA DİRENMELİ’ ICG’nin AKP’den askere vermesini istediği emir ise oldukça çarpıcı: “Hükümet, güvenlik güçlerine PKK’li militanları öldürmekten ziyade mümkün olduğunca canlı ... Devamı

VATANINI SEVEN CHP’Lİ, MHP’Lİ, AKP’Lİ TÜM VATANDAŞLARA SESLENİYO

2011-09-21 13:32:00

        Karanlık bir dönemden geçiyoruz. Hem de zifiri karanlık. Komutanlar tutsak. Komutanlar terörist sayılıyor; ama PKK, vatanını savunan gerilla konumunda. Devlet, kapalı kapılar arkasında canilerle görüşüyor ama adam yerine koyup Türk subayının düşüncesini soran yok. Katiller bir taraftan cinayet işliyor, bir taraftan Türkiye Cumhuriyeti Devleti ile pazarlık yapıyor. PKK, elinde Amerikan silahı, önüne çıkanı öldürüyor. Köyleri basıyor. Fabrikaları yakıyor. Adam kaçırıyor. Ama o darbeci sayılmıyor. O darbeci değil. O Savaşçı. Bir halk savaşçısı o… Peki, ya darbeci… Darbeci kim??? Kim darbeci??? Darbeci… Milletin oylarıyla, milletin vekili seçilen Mehmet Haberal’lar, Mustafa Balbay’lar… Eli kalem tutanlar, yazarlar, gazeteciler, bilim adamları, komutanlar… Eli silah tutanlar darbeci değil. Onlar, halkı, ulusu için savaşan yurtseverler. Saygıdeğer gerillalar… Günümüzde 40 bin kişinin katiline “Sayın”, ömrünü vatanına adamış, ülkesinin güvenliği için çoluğundan çocuğundan uzakta, dağlarda, denizlerde görev yapmış paşalara, komutanlara hain deniliyor… Karanlık bir dönemden geçiyoruz. Karanlık… Hem de zifiri karanlık. Yer kara, gök kara. Kapkara bulutlarla kaplanmış yurdumuz… Bombalar artık başkentimiz Ankara’nın göbeğinde patlamaya başladı. Oslo’da PKK ile görüşme yapanların bombaların metropollere yerleştirildiğinden haberi vardı. Bunu militanların yüzüne açık açık söylüyorlardı, okuduk. Ama önlem alınmadı. Ankara’daki patlamadan sonra şimdilik biri kadın üç şehidimiz var. Yine şehit cenazeleri k... Devamı

BÜYÜK FİYASKOYU TOPLUMA YUTTURMA ÇABALARI!..

2011-09-21 13:29:00

        MEHMET TÜRKER     İktidar ve beslemeleri “Devlet-PKK” pazarlığının sızmasını muhteşem analizleriyle topluma yutturabilmek için günlerdir dil döküyorlar!.. Pazarlığın kayda alınıp servis edilmesini saklamaya çalışanlar yeni bir yol buldular!.. “Bakın” diyorlar, “MİT-PKK görüşmesi toplumda bir tepkiye yol açmadı, normal karşılandı. Çünkü toplum akan kanın durmasını istiyor.” Doğrudur, toplumun bir kısmında buna yönelik fazla bir tepki yok!.. Ama toplumun yüzde 50‘lik kesminde iktidarın dokuz yıldır süren hukuksuzluklarına, rejimin temel değerlerinin sarsılmasına, demokrasinin “ileri demokrasi” martavallarıyla rafa kaldırılmasına da bir tepki yok!.. *** AKP’nin Altın Çocuğu Çelik Ömer’in analizi (!) ise harika!.. Şöyle döktürüyor AKP Genel Başkan Yardımcısı Ömer: “MİT’in yönetimini siyaset meselesi yapmak devletin önemli bir kurumunun görevini engellemektir. Bu son gündemle ilgili MİT’i eleştirenler, görüşmeyi sızdırarak MİT’in etkili görev yapmasını istemeyenlerin amacına hizmet eder. MİT görüşmesini sızdıranlar, kamuoyunu kışkırtarak terörle mücadelede etkili bir kurumu işlevsiz bırakmak istiyorlar. Terörün devam etmesini isteyenler ve Türkiye’nin bölgesinde etkili bir güç olmasını istemeyenler kimlerse, görüşmeyi sızdıranlar da onlardır” *** Altın Çocuk Ömer’in şahane analizinin iler tutar yeri var mı Allah aşkına?! Başbakan’ın müsteşar muavini, MİT’le birlikte “Başbakan adına” PKK ile görüşüyor, kayda alınırken mışıl mışıl uyuyor!.. Ya da MİT kayda alınıyor, a... Devamı